Ekonomik Kriz ve Fakirlik Vurgusu
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Konya’da yaptığı kapsamlı konuşmada Türkiye’nin ekonomik, adalet, güvenlik ve dış politika sorunlarını sert ifadelerle ele aldı. Ramazan ayının anlamı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Özdağ, halkın yalnızca Ramazan ayında değil, yılın 12 ayı boyunca fakirlik nedeniyle adeta oruç tuttuğunu söyledi. “Birileri parfümde banyo yaparken Türkiye’nin gerçeği 10 lira için turptan vazgeçen kadındır” diyen Özdağ, açlık sınırının 32 bin, yoksulluk sınırının 105 bin lira olduğunu, buna karşın asgari ücretin 28 bin lira, emekli maaşının 20 bin lira, dul ve yetim maaşlarının ise 15 bin liraya kadar düştüğünü belirtti.
Gelir Adaletsizliği ve Esnafın Durumu
Ekonomik adaletsizliğe dikkat çeken Özdağ, gelir dağılımındaki uçurumu rakamlarla anlattı. En zengin yüzde 10’un toplam gelirin üçte birini kontrol ettiğini, orta sınıfın yok olduğunu, halkın fakirleştiğini ifade etti. Esnafın her yerde kan ağladığını, enflasyon ve maliyet artışlarının küçük işletmeleri bitirdiğini söyledi. Eyüp Sultan’da bir parfümeri örneği vererek gelir uçurumunu gözler önüne seren Özdağ, “Bir parfüm 68 bin lira, ama halk 10 lira için turptan vazgeçiyor. Türkiye’nin gerçeği budur” dedi.
Adalet Eleştirisi ve “Düşman Ceza Hukuku”
Adalet sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Özdağ, Türkiye’de “düşman ceza hukuku” uygulandığını belirtti. Kendi yargı süreçlerinden örnek vererek, “Cumhurbaşkanına hakaret ve Kayseri olaylarıyla ilgili davalarda haksız yere yargılandım. Rüşvetle suçlananlar dışarıda, masum insanlar içeride” ifadelerini kullandı. “Devletin dini adalettir” sözünü hatırlatan Özdağ, adaletin toplumun temeli olduğunu vurguladı. Kızılay Genel Müdürünün kızının karıştığı kazada tutuklanmadan yargılanmasını, buna karşın sokakta konuşan vatandaşların hapse atılmasını örnek göstererek, “Bu adalet değil” dedi.
PKK, Öcalan ve Anayasa Uyarısı
Konuşmasının devamında, Ramazan ayı boyunca PKK ve Abdullah Öcalan’la pazarlıkların sürdüğünü iddia eden Özdağ, Meclis’te kurulan “Öcalan Komisyonu” raporunun yasama sürecine yön verdiğini söyledi. “Bu raporun ardından bazı parti liderleri Öcalan’a statü istiyor. Öcalan’ın statüsü bellidir: terör örgütü elebaşı ve narko teröristtir” diyen Özdağ, “Anayasada Türk vatandaşlığıyla oynayan, Türk vatanıyla da oynar. Türk milleti buna izin vermez” ifadelerini kullandı.
Orta Doğu ve İsrail Eleştirisi
Orta Doğu’daki gelişmelere değinen Özdağ, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan sürecin bölgeyi yeniden şekillendirme planının bir parçası olduğunu savundu. Irak ve Suriye’nin iç savaşlarla bölündüğünü, şimdi sıranın İran’a geldiğini belirten Özdağ, “Bu üç ülke bölündükten sonra Türkiye’nin 22 ilini kapsayan bir büyük Kürdistan planı devreye sokulmak isteniyor” dedi. İsrail’in “Nil’den Fırat’a vaat edilmiş topraklar” hayaline atıfta bulunarak, “İsrail Sina Yarımadası’nı bile elinde tutamadı, bu kadar geniş bir coğrafyayı kontrol edemez. Bu yüzden İsrail’in güdümünde ikinci bir Müslüman İsrail, yani Kürdistan kurulmak isteniyor” ifadelerini kullandı.
“57 Müslüman Ülke Bir İspanya Kadar Bile Ses Çıkaramadı”
İslam dünyasının sessizliğini de eleştiren Özdağ, “57 Müslüman ülke var, bir de İslam İşbirliği Teşkilatı. Ne İran’a saldırıya karşı bir tepki geldi ne de bir açıklama. Katolik İspanya bile tepki gösterdi. 57 Müslüman ülke bir İspanya kadar bile ses çıkaramadı” dedi.
Milli Güvenlik ve Parlamenter Demokrasi Çağrısı
Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin milli güvenliği için alınması gereken önlemleri sıralayan Özdağ, “Devletler en kötü senaryoya göre yönetilir. Polyannacılıkla devlet yönetilmez” dedi. Türkiye’nin hızla parlamenter demokrasiye dönmesi gerektiğini belirterek, “Son 36 yılda ABD’nin saldırdığı ülkelerin hiçbiri parlamenter demokrasiyle yönetilmiyordu. Parlamenter sistem Türkiye için bir milli güvenlik rejimidir” ifadelerini kullandı.
TSK ve Savunma Sanayii Vurgusu
Özdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, “Genelkurmay Başkanlığı’na kuvvet komutanlıkları bağlanmalı, askeri sağlık sistemi yeniden kurulmalı, GATA ve askeri hastaneler açılmalı” dedi. Türkiye’nin kendi hava savunma sistemini kurması gerektiğini vurgulayan Özdağ, “Şu anda Türkiye üzerinden geçen füzeleri NATO düşürüyor. NATO vurmasa kim vuracak? Bizim bu kabiliyete hızla sahip olmamız gerekiyor” diye konuştu.
Altay tanklarının üretime geçirilmesi, beşinci nesil savaş uçağı projesinin motor sorununun çözülmesi gerektiğini belirten Özdağ, “Türkiye bin ve iki bin kilometre menzilli balistik ve süpersonik füze üretme kabiliyetine ulaşmalı” dedi. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin menfaatlerine yönelik saldırıların artacağını söyleyen Özdağ, “KKTC’de SİHA ve İHA’ların sürekli konuşlanacağı üsler kurulmalı, hava savunma sistemleri yerleştirilmeli” ifadelerini kullandı.
Organize Suç ve Tarım Politikası
Organize suç örgütleri, uyuşturucu ve sanal kumar çetelerinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Özdağ, “Bu çeteler işgal ordularının keşif gücü gibi çalışıyor, Türkiye’ye ihanet ediyorlar” dedi. Azerbaycan ve Pakistan’la askeri iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, tarımın önemine dikkat çekerek, “Köyleri canlandırmak, çiftçiyi desteklemek ve Türkiye’yi yeniden kendi kendine yeten bir ülke haline getirmek zorundayız” dedi.
“Zafer Partisi Türkiye’nin Milli Güvenlik Sigortasıdır”
Konuşmasını partisine destek çağrısıyla tamamlayan Özdağ, “Zafer Partisi bunları yapabilecek kadrolara ve programa sahiptir. Partiye destek olun, üye olun, seçimlerde birlikte yürüyelim. Bu seçimlerde sandığa Mehmetçik katillerine af çıkaranları birlikte gömelim” ifadeleriyle sözlerini bitirdi.