
"Elazığ Hünkâr Mahfili"
Genel Başkan Erbakan'ın Elazığ Sevgisi
1978 Kayseri doğumlu nakkaş Önder Narin, konuşmasına Elazığ'a övgüyle başladı. Genel Başkan Fatih Erbakan'ın Elazığ için kullandığı "hünkâr mahfili" benzetmesine atıfta bulunan Narin, "Elazığ'a gelelim bakalım gerçekten hünkâr mahfili mi dedik. Evet, hünkâr mahfili olduğunu gördük" ifadelerini kullandı.
Narin, Elazığ'ın milli görüş hareketi için özel bir yere sahip olduğunu vurgulayarak şehrin tarihsel ve manevi değerine dikkat çekti.
Siyasete Giriş ve İl Başkanlığı Dönemi
2018'de Yeniden Refah'la Başlayan Yolculuk
Narin, 2018 yılında Yeniden Refah Partisi'nin kuruluşuyla birlikte siyasete atıldığını belirterek şunları söyledi:
"2018'de partimiz kuruldu. Elhamdülillah Hacı Bayram'da. O duanın içerisinde bizler de nasiplendik ve yola çıktık. Partimizi tanıtmak için, Erbakan Hoca'nın evladı olduğunu anlatmak için köy kasaba demeden kapı kapı gezdik."
Partinin kuruluş sürecinde Hacı Bayram Camii'nde yapılan duanın bereketine nail olduklarını ifade eden Narin, o günden bu yana aralıksız sahada olduklarını vurguladı.
İl Başkanlığı: "Su Bardağı Gibi Olmak"
Narin, il başkanlığı görevini "su bardağı" benzetmesiyle anlattı:
"İl başkanlığı demek su bardağı gibidir. Kendinizden çıkarsınız. Bu su bardağını kim eline aldıysa doldurur, içer, doldurur, içer. 'Yok' diyebilir mi? İl başkanları da bu şekilde herkesin derdine derman olmak için yola çıkan siyasetçilerdir."
Her gün telefon geldiğini, her türlü sorunla ilgilendiklerini belirten Narin, il başkanının halkın hizmetinde olmak demek olduğunu vurguladı.
"Siyaset Zor Sanat Değil, Gönüllere Dokunmaktır"
AK Parti İl Başkanıyla Nakkaşlık Dersi
Kayseri İl Başkanlığı döneminde yaşadığı bir anekdotu paylaşan Narin, AK Parti il başkanıyla yaptığı diyaloğu anlattı. "Siyaset zor sanat" diyen il başkanına nakkaşlık mesleğinden örnek vererek cevap verdiğini aktaran Narin, şu detayları paylaştı:
"Dedim ki 'Gel hacı emmi, ben sana bir şey göstereyim.' Camide insan sureti yapıyoruz diye bize kızıyordu. 'Camide insan sureti olmaz' diyordu. Kuru fırçayı aldım elime, boyaya batırmadan dokundum. 'Tamam mı?' dedim. 'Tamam' dedi. 'Gitti mi insan sureti?' 'Gitti' dedi. 'Allah bin kere razı olsun' dedim."
Narin, bu örnekle siyasetin de aynı şekilde olduğunu, dokunuşun önemli olduğunu anlattı. "Bizim anladığımız siyaset bu. Biz Erbakan Hoca'nın öğrencileriyiz. Biz öldükçe dirileceğiz. Bizden korkun" dediğini belirtti.
Kemal Sunal Filmi Üzerinden Siyaset Dersi
Narin, AK Parti il başkanına Kemal Sunal'ın "Yılganoğlu biz öldükçe diriliriz" repliğini hatırlatarak "Biz de size öldükçe dirileceğiz. Bizden korkun" dediğini aktardı.
Bu konuşmadan sonra AK Parti il başkanının "Vallahi biz seni iyi iş adamı biliyorduk ama herhalde iyi siyasetçi olacaksın" dediğini belirten Narin, o günden sonra Kayseri'de Yeniden Refah Partisi'nin duruşunun değiştiğini vurguladı.
Protokol Hakkını Sonuna Kadar Savundu
Narin, protokole davet edilmedikleri zamanlarda gece yarısı valiyi aradığını, "Hayırdır, niye bizi davet etmiyorsun? Benim muhatabım sensin. Ben yarın oraya geleceğim. Bana yer ayırt" dediğini anlattı.
"Giderdik, protokole otururduk. Biz bu şekilde davaya hizmet ettik, ediyoruz hâlâ" diyen Narin, hak arama mücadelesinin önemine dikkat çekti.
CHP'li Gencin Partiye Katılım Hikâyesi
"Annem Babam 'Onlar Abdest Almayanı Almaz' Dedi"
Narin, il başkanlığı döneminde yaşadığı çarpıcı bir olayı şöyle anlattı:
"Yirmi iki, yirmi üç yaşlarında bir delikanlı aradı. 'Randevu istiyorum' dedi. 'Buyurun gelin' dedim. 'Ciddi misiniz?' diye sordu. 'Bir il başkanı arıyorum, bana hemen gel diyor. Ben şaşırdım' dedi."
Gencin, anadan babadan dededen CHP'li olduğunu ama son zamanlardaki gidişattan rahatsız olduğunu söylediğini aktaran Narin, gencin Necmettin Erbakan'ın bir videosuna rastladıktan sonra Yeniden Refah Partisi'ni araştırdığını belirtti.
Ailenin Önyargısı: "Sakalı Cübbesi Olmayanı Almazlar"
Narin, gencin ailesine partiye gideceğini söylediğinde aldığı cevabı paylaştı:
"Annesiyle babasına 'Ben Yeniden Refah Partisi'ne gideceğim, üye olmayı düşünüyorum' demiş. Annesiyle babasının cevabı: 'Hayır oğlum boşuna gitme. Onlar sakalı cübbesi olmayanı, abdest almayanı partiden içeri almazlar' demiş."
Gencin "Olsun, ben bir gideyim deneyeyim" dediğini aktaran Narin, bu önyargıyı kırmak için verdiği cevabı anlattı.
"Biz Altı Milyar İnsanın Refahı İçin Çalışıyoruz"
Narin, gence milli görüş felsefesini şöyle anlattı:
"Bak, milli görüş diye bir şey duydun mu? Erbakan Hoca ne derdi biliyor musunuz? Altı milyar insanın refahı için çalışıyoruz biz. Ne demek bu? İçerisinde Ermeni, Yahudi, Mecusi, Hristiyan hepsi var. İnsanlık için çalışıyoruz derdi."
"Peki bunun içerisinde CHP'li ayırmış mı? Hayır. AK Partili ayırmış mı? MHP'li ayırmış mı? Hiçbirisini ayırmamış. Ne demiş? Biz insanlık için çalışıyoruz" diyen Narin, milli görüşün kapsayıcı yapısını vurguladı.
"Ne Siyasal İslamcıyız Ne Radikal İslamcı"
Partinin İdeolojik Duruşu
Narin, gencin "Siz siyasal İslam, İslamcı mısınız, radikal İslamcı mısınız?" sorusuna verdiği cevabı paylaştı:
"Kardeşim biz Allah'a inanan bir kuluz. Hepimiz aynıyız. Aynı Allah'a, aynı kitaba inanıyoruz. Elhamdülillah Müslüman'ız. Ve bizim partimizde ne siyasal İslamcıdır ne de radikal İslamcıdır. Sadece ahlakı, maneviyatı çerçeleyen, İslam şiarını öne alan bir dava partisiyizdir."
"O yüzden sana da kim diyorsa ki biz radikal İslamcıyız, inanma. Biz siyasal İslamcıyız, ona da inanma" diyen Narin, partinin net duruşunu ortaya koydu.
"Yobaz" Etiketine Cevap
Narin, partiye yönelik "yobaz" eleştirilerine de değindi:
"Kardeşim biz hani diyorlarmış ya bize yobaz demişler. Onlar namaz kılmayan, abdest almayan almaz demişler. Dedim kardeşim biz herkese kapımız açık."
Milli görüşün kapsayıcı yapısını vurgulayan Narin, "Milli görüş demek bunların hepsini kapsayan demektir. Siz bence milli görüşü tanıyın" dedi.
Bağlama Çalıp "Mihriban" Söyletti
Narin, gence bağlama çaldığını söyleyerek şu teklifi yaptığını anlattı:
"Eğer saz çalarsanız ben saz bağlama çalarım bu arada. Bağlama severseniz buyurun ben bir Mihriban çalayım, siz söyleyin dedim. 'Yok canım o kadar da değil' dedi. 'Buyur' dedim. Ben Mihriban çaldım, kardeşimiz söyledi."
Bu gencin daha sonra bin 500 üye kazandırdığını belirten Narin, "Şimdi ne demek istiyorum? Siyaseti niye yapıyoruz? Bu kardeşimiz avukatmış. Biz bu pırıl pırıl gençleri kazanmak için siyaset yapıyoruz" dedi.
Siyasetin Amacı: Ahlak ve Maneviyat
Gençleri Kazanmak İçin Siyaset
Narin, siyaset yapma amaçlarını şöyle sıraladı:
"Biz ahlakı, maneviyatı yeniden inşa etmek için siyaset yapıyoruz. Biz kundaktaki yavrularımızın birileri tarafından kapalı kapılar ardında mühendis, mimar, doktor olacağını önceden belirleyen zihniyete karşı, Siyonistliğe karşı biz dik durabilmek için yapıyoruz siyaseti."
"Ve bunu da kim yapıyor? Profesör Doktor Necmettin Erbakan'ın evladı Doktor Fatih Erbakan" diyen Narin, liderlerine olan güvenini dile getirdi.
Basın Mensubuna Türkü Dinletti, Oy Kazandı
Ankara Yolunda Yaşanan Anekdot
Narin, Ankara'ya götürdüğü bir basın mensubunun arabada türkü açınca şaşırdığını anlattı:
"Ankara'ya gidiyoruz. Doktor Fatih Erbakan'la röportaj yaptıracağız genel merkezde. Dedim ben sizi götürür getiririm. Kayseri'den çıktık. Dedim 'Bluetooth'u bağla telefona da bir şeyler açıp dinleyelim.' Bir türkü açtık, dinliyoruz."
Gazetecinin ceketinin düğmesini çözdüğünü, rahat oturmaya başladığını gören Narin, "Hayırdır?" diye sorduğunu anlattı.
"Sürekli Kur'an mı Dinleyeceğiz Diye Düşündüm"
Gazetecinin verdiği cevabı aktaran Narin şunları söyledi:
"'Vallahi sabaha kadar uyuyamadım. Şimdi Refah Partisi'nin il başkanıyla Ankara'ya kadar gidip gelmek nasıl olacak? Sürekli Kur'an mı dinleyeceğiz acaba diye düşündüm. Şimdi burada açınca şaşırdım. Yemin ediyorum size oy vereceğim' dedi."
"Yani ne demek istiyorum kardeşlerim? Biz davamızı bilmemiz lazım. Biz siyaseti nasıl yaptığımızı bilmemiz lazım. Gönüllere dokunmamız lazım" diyen Narin, önyargıları kırmanın önemine dikkat çekti.
Erbakan Hoca'nın Uyarısı
"Siyasetle İlgilenmeyen Müslümanları Yahudiler Yönetir"
Narin, Erbakan'ın meşhur sözünü hatırlatarak şunları söyledi:
"Erbakan Hocamızın bir sözü meşhur: 'Siyasetle ilgilenmeyen Müslümanları siyasetle ilgilenen Yahudiler yönetir.' Şu dönemde bize biraz daha çok fazla görev düşüyor."
"Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle ne yapmamız lazım? Siyaseti bir yapıyorsak beş daha yapmamız lazım. Erbakan Hocayı bir dinletiyorsak beş daha dinletmemiz lazım. Neden? Bakın geliyorlar, bize doğru geliyorlar değil mi?" diyen Narin, çalışmaların artırılması gerektiğini vurguladı.
"Ezelden Ebede Kadar Bu Topraklara Dokunan Olsun Görelim"
Narin, kararlılıklarını şu sözlerle dile getirdi:
"Biz hayatta olduğumuz sürece, milli görüşçüler hayatta olduğu sürece, Doktor Fatih Erbakan olduğu sürece elhamdülillah ezelden ebede kadar ne bu millete ne de bu topraklara bir dokunan olsun görelim diyeceğiz."
Hızır ve Vezir Hikâyesi
Padişahın Hızır'ı Araması
Narin, konuşmasını Hızır ve vezir hikâyesiyle sonlandırdı. Hikâyede bir padişahın vezirlerine "Bana Hızır'ı bulun, yoksa kellenizi vururum" dediğini anlatan Narin, vezirlerden birinin "Kırk gün boyunca sarayda ne yeniyorsa benim evime onu getirin, Hızır'ı getireceğim" dediğini aktardı.
Üç Vezirin Üç Farklı Tavsiyesi
Narin, kırkıncı günde adamın "Ben nereden bileceğim Hızır'ı?" dediğini, padişahın vezirlerine "Ne yapalım?" diye sorduğunu anlattı:
"Birinci vezir 'Parçalara ayıralım, meydana asalım' dedi. İkinci vezir 'Kıyma yapalım, nacarla yemek yapalım' dedi. Üçüncü vezir 'Padişahım, siz padişahsınız. Bu fakir, ekmeğe muhtaç olmuş. Sizi affetmek yakışır. Bence affedin' dedi."
Her vezirin tavsiyesinden sonra sakallı bir hacemli gelip "Aslı aslına, nesli nesline hu" deyip çekildiğini anlatan Narin, padişahın "Dur, sen kimsin?" diye sorduğunu aktardı.
Hızır'ın Tavsiyesi: "Aslı Aslına, Nesli Nesline"
Narin, hikâyenin sonunu şöyle anlattı:
"Hızır dedi ki 'Sizin aradığınız Hızır benim. Bu kardeşimizin hatırına buraya geldim. İki tavsiye daha verip gideceğim. Birinci vezirinizin babası kasaptı, o ancak et doğramayı bilir. Onu kasapbaşı yapın. İkinci vezirinizin babası aşçıydı, o da sadece yemek yapmayı bilir. Onu aşçıbaşı yapın. Üçüncü vezirinizin babası da vezirdi. Onu da baş veziriniz yapın. Aslı aslına, nesli nesline hu' dedi, çekildi."
"Aslı Aslına, Nesli Nesline Bir Erbakan'a İhtiyaç Var"
Türkiye'nin İhtiyacı: Erbakan Çizgisi
Narin, hikâyeden çıkardığı sonucu şu sözlerle dile getirdi:
"Dolayısıyla şu anda ülkemizde ne Hızır'a ihtiyaç var ne vezire ihtiyaç var. Neye ihtiyaç var? Aslı aslına, nesli nesline olan bir Erbakan'a ihtiyaç var. Hızır da burada, vezir de burada diyoruz."
Narin, konuşmasını "Kalın sağlıcakla. Allah'a emanet olun" diyerek tamamladı.
Haber: Sibel Turhan (Eshahaber) — Düzenleyen: Birol Öz
Editor : BİROL ÖZ