Türkiye’nin Kader Maçı ve Montella’ya Notlar

Hasan YILDIRIM
Hasan YILDIRIM

Köşe Yazarı Profili:

Hasan Yıldırım

Toplumsal Olaylar ve Duyarlılık Yazarı

1987 yılında Karaman'ın Burhan Köyü'nde dünyaya gelen Hasan Yıldırım, küçük yaşlardan itibaren sanatla iç içe büyüdü. 14 yaşında köy düğünlerinde yanık sesiyle tanınan Yıldırım, zamanla müzikten yazıya yöneldi.

Soma ve Ermenek maden kazaları, Reina saldırısı, Özgecan Aslan cinayeti, Elazığ depremi, Rusya-Ukrayna Savaşı gibi toplumsal olayları kaleme aldığı eserleriyle dikkat çekti. "Zalim Töre" adlı hayat hikayesi ve bazı olayları önceden hissederek yazdığı metinleriyle okuyucularında derin izler bıraktı.

Sade, samimi ve toplumsal duyarlılığı ön planda tutan üslubuyla yerel ve ulusal gündemdeki gelişmeleri yorumluyor.

Uzmanlık Alanları

Toplumsal olaylar ve güncel gelişmeler

Yerel habercilik ve toplum hikâyeleri

Doğal afetler ve toplumsal travmalar

Kültür-sanat yazıları

Yazı Tarzı

Sade ve anlaşılır dil

Duygusal derinlik

Toplumsal duyarlılık

Güncel olaylara hızlı refleks

İletişim Bilgileri 

E-posta: [ [email protected]]

Sosyal medya:

İnstagram:

https://www.instagram.com/sanatcihasan

Türkiye’nin Kader Maçı ve Montella’ya Notlar
20-06-2026

Sanatçı ve Köşe Yazarı Hasan Yıldırım

Bugün Türkiye için çok önemli bir gün. Milli takımımız, belki de son yılların en kritik karşılaşmasına çıkıyor. Bu maç sadece bir futbol mücadelesi değil; aynı zamanda bir inanç, karakter ve milli duruş sınavı olacak. Hepimiz gönülden istiyoruz ki Türkiye kazansın, gruptan çıksın, Paris hayali gerçeğe dönüşsün. Ancak bazı gerçekleri de görmezden gelemeyiz.

Teknik direktörümüz Vincenzo Montella’ya birkaç notum var. Öncelikle kalede Uğurcan Çakır oynarsa, forvette Barış Alper Yılmaz görev alırsa, üzülerek söylüyorum ki bu karşılaşmayı kazanma şansımız çok düşük. Bu bir önyargı değil; tamamen saha içi gözlemlerime dayanan bir tespittir. Uğurcan Çakır iyi bir kaleci olabilir ama milli takımın kalecisi değildir. Türkiye’nin bir numaralı kalecileri Altay Bayındır ve Berke Özer’dir. Bu iki isim, hem refleksleri hem de özgüvenleriyle milli formayı en iyi şekilde taşıyacak kapasitededir.

Dakika 21 ve 45 artılarda Türkiye gol bulursa, işte o zaman bir mucize gerçekleşir. Çünkü bu dakikalar maçın psikolojik kırılma anlarıdır. Eğer o anlarda gol gelmezse, 2026 hayallerine veda etme ihtimalimiz çok yüksek. Futbol sadece yetenek değil; aynı zamanda zamanlama, disiplin ve konsantrasyon işidir.

Bir diğer önemli konu da motivasyon. Hiçbir maçı çantada keklik olarak görmemek gerekir. Sahaya çıkan her futbolcu, rakibin kim olduğuna bakmadan milli formanın ağırlığını hissetmelidir. Türkiye o hırsla oynarsa, dünyada yenemeyeceği takım yoktur. Ancak o ruhu kaybedersek, en zayıf rakip bile bize zor anlar yaşatabilir.

Unutulmamalı ki Portekiz ve İspanya gibi takımlarla artık bir hesap vaktine geldik. Geçmişte İspanya karşısında yaşadığımız hezimet hâlâ hafızalarda. Bugün o maçı hatırlayıp, aynı hırsla sahaya çıkarsak Türkiye sahada destan yazabilir.

Sonuç olarak, hepimiz milli takımımızın başarısı için dua ediyoruz. İnşallah kazanırız, inşallah gruptan çıkarız. Ancak gerçek şu ki işimiz çok zor. Yine de bu milletin yüreği büyük, umudu sonsuz. Yeter ki inanalım, yeter ki doğru tercihlerle sahaya çıkalım.

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Backlink Paketleri evden eve nakliyat İstanbul Boşanma Avukatı Haarimplantate Distributed by Redpress Çanakkale Psikolog Mersin Psikolog uluslararası evden eve nakliyat