Ankara’da rüzgârın sert estiği sokaklar vardır; tabela yazmaz, lüks makam otoları geçmez oradan. Ama o sokakların taşında, bakkalın veresiye defterinde milyonların kaderi yazılır. Bugün Ankara’nın en kuytu masalarında, bakanlıkların dar nefesli koridorlarında konuşulan tek bir cümle var:
Mesele, ekranlarda izlediğiniz o pürüzsüz tartışmalar ya da "Çalışma yapılıyor" diyen mesai bitimi bürokrat açıklamalarından ibaret değil.
Gerçek; bütçe cetvellerinin arasında, Hazine’nin son kuruşunun hesaplandığı o loş odalarda saklı.
Hükümetin masasına konan dosyalarda matematiğin dili son derece acımasız: Bir yanda enflasyonun öğüttüğü, pazar filesini dolduramayan milyonlarca insan; diğer yanda ise "Bütçeyi aşarsak zincirleme kriz çıkar" diyerek elleri titreyen ekonomi bürokratları...
Taban Aylık Formülü: Pamuk ipliğine bağlıdır. Sadece günü kurtarır, yama tutmaz.
Kademeli Seyyanen Artış: Sermaye çevrelerinin "bütçe dengesini sarsar" diye ödünü patlatan bu model, siyasal baskıyla her an patlamaya hazır bir saatli bomba gibi bekliyor.
Topu Taca Atma Taktiği: Yılsonu bütçe kapanışına kadar enflasyon farkıyla milleti oyalama stratejisi.
Şimdi yukarıda yazdığım senaryolara daha ayrıntılı bakalım:
Sadece en düşük emekli maaşını (taban aylığı) bütçe elverdiğince yukarı çekme hamlesdir.
Kök aylığı düşük kalan milyonları kapsar, kök maaşı yüksek olan kıdemli emeklide kırgınlık yaratır. Günü kurtarır ama enflasyon karşısında erir.
Siyasi baskının artması durumunda bütçe sınırları zorlanarak seyyanen dokunuş veya enflasyonun 5-10 puan üzerinde refah payı eklenmesi şeklinde gerçekleşir..
Bütçe disiplinini zorlar ancak sahada ve sokakta en somut rahatlamayı sağlayan modeldir.
Ara bir düzenleme yapmadan topu taca atıp yılsonundaki resmi enflasyon farkına (tahmini gerçekleşecek alt/üst bant oranlarına) işi havale etmek stratejisine dayanır..
Emekliyi tamamen yılsonu bütçe kapanışına kilitler; tepkiyi öteler ama sandık baskısını bu model daha artırır.
Fakat Ankara şunu çok iyi biliyor: Bu işin artık makyajı kalmadı.
Emeklinin sabrı, tencerenin dibi gibi deliktir.
Açıkça söyleyeyim: Seçim sandığı uzakta görünebilir ama sokağın nabzı, bakanlıkların o kalın duvarlarından içeri çoktan sızdı.
Karar alıcılar şimdi bir kenara bütçe cetvellerini, diğer kenara siyasi ömrü koymuş; teraziyi tartmaya çalışıyorlar.
Fakat terazi dengede durmuyor...
Kefe ağır basıyor, demir eğiliyor
Kaynak: batmansonsoz.net











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir