Travma, kayıplar, direniş ve hak ihlalleri ele alındı
Sempozyum kapsamında “Susturulanın Sesi: Dil, Kimlik ve Kuşaklararası Travma”, “Kayıp ve Tanıklık: Zorla Kaybetmeler, Cezasızlık ve Yas”, “Kadın Direnişi ve Hafızası” ile “Bedende Kalan: Hak İhlalleri, Bedensel Hafıza ve Onarımın Koşulları” başlıklı oturumlar düzenlendi. Sempozyumun ilk gününün son oturumunda ise “Politika Önerileri” başlığı altında değerlendirmeler yapıldı.
Eşbaşkan Emin Ay: Bellekle yüzleşmek özgür bir geleceğin yolunu açmaktır
Sempozyumun ilk gününün kapanışında konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Emin Ay, bugün toplumların geçmişleriyle, acılarıyla, tanıklıklarıyla ve gerçek arayışlarıyla yüzleşmesinin ne kadar önemli olduğunun bir kez daha ortaya koyulduğunu belirtti.
Söz almanın sadece konuşmak olmadığını, aynı zamanda susturulanların sesini yükseltmek, gizlenenleri açığa çıkarmak, inkâr edilen gerçeklerin karşısında durmak ve toplumsal belleği yeniden yaşamın bir parçası haline getirmek olduğunu ifade eden Eşbaşkan Ay, “Toplumsal bellek, yalnızca bir toplumun geçmişindeki olayların derlemesi değildir. Toplumsal bellek o toplumun kimliğidir, vicdanıdır ve gelecekle olan ilişkisinin temelidir. Belleğini kaybeden toplumlar, geçmişin acılarını anlamakta ve bunların tekrarlanmasını önlemekte zorluk çekerler. Bu nedenle, bellekle yüzleşmek geçmişte kalmak anlamına gelmez; aksine, adil, özgür ve demokratik bir geleceğin yolunu açmaktır” dedi.
‘Tanıklık inkâra karşı gerçeği savunmaktır’
Özellikle çatışmaların, savaşın, zorunlu göçün, kayıpların, inkârın ve toplumsal baskıların yaşandığı coğrafyalarda tanıklığın çok önemli bir anlama sahip olduğunu ifade eden Eşbaşkan Ay, “Tanıklık sadece yaşananları anlatmak değildir; aynı zamanda inkâra karşı gerçeği savunmaktır. Yıllardır sesi duyulmamış, acıları görülmemiş ve deneyimleri kaydedilmemiş kişilerin sözlerini ve hikâyelerini aktarmak tarihî ve ahlaki bir görevdir. Travma da yalnızca kişisel ruhsal yaralar değildir. Savaş, şiddet, zorunlu göç ve kayıplardan kaynaklanan travmalar, toplumsal yaralara dönüşebilir ve bir nesilden diğerine aktarılabilir. Bu yaralarla yüzleşmeden, onları anlamadan ve iyileşmeleri için toplumsal mekanizmalar kurmadan gerçek bir toplumsal barış inşa etmek imkânsızdır” ifadelerini kullandı.
Kaynak: batmansonsoz.net











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir