Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Afrika 5. İş ve Ekonomi Forumu'nda açıklamalarda bulunuyor.
CumhurbaÅŸkanı Recep Tayyip ErdoÄŸan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye-Afrika 5. İş ve Ekonomi Forumu'na katıldı. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan'ın konuÅŸmasından satır baÅŸları şöyle:Â
Sizleri ÅŸahsım, milletim ve ailem adına selamlıyor, Türkiye'ye hoÅŸ geldiniz diyorum. 5. Türkiye-Afrika İş Forumu'nun hayırlı olmasını diliyorum.Â
İlkini 2016 yılında tertiplediÄŸimiz forumun zaman içinde Afrika'nın 4 bir yanından katılımcılarla somut kararların alındığı bir platform haline geldiÄŸini görüyorum. 2 gün süresince gerçekleÅŸen toplantılarda tarım, gıda, enerji, madencilik gibi konular paylaşıldı. Misafirlerimiz ülkelerindeki yatırım ortamını hem diÄŸer katılımcılara hem de Türk iÅŸ dünyasına anlatma fırsatı buldu.Â
"ÜLKEMİZİN KAPISI HER YATIRIMCIYA AÇIK"
Hızla büyüyen ekonomisiyle 3 kıtanın tam merkezindeki coğrafi konumuyla Türkiye'nin kapısı her yatırımcıya her girişimciye ardına kadar açıktı. Devletimizin tüm kurumları, bakanlıklarımız, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ajansı ülkemize yatırım yapmak herkese yardım etmeye hazırdır.
2005'i ülkemizde Afrika yılı ilan ederek kıta ile iliÅŸkilerimizde yeni bir sayfa açtık. Bu 20 yılda iliÅŸkimizi hayal dahi edilemeyecek noktalara getirdik. Türkiye-Afrika iliÅŸkilerinin stratejik ortaklık seviyeye ulaÅŸmasından fevkalade memnunuz. Türkiye'nin Afrika Zirvesi'ndeki gözlemci statüsünün 20'inci yılını idrak ediyoruz.Â
Afrika kıtasında geçmiÅŸi 10. yüzyıla uzanan bir dostluÄŸa sahibiz. Timbuktu'dan Harara'ya, Kahire'den Cape Town'a bu dostluÄŸun izleri vardır. Görev süresi boyunca kıtaya 50'nin üzerinde ziyaret gerçekleÅŸtirmiÅŸ bir siyasetçiyim. Uzun yıllar sonra 2011'de MogadiÅŸuya giden ilk devlet baÅŸkanıyım. Afrika'nın 4 bir yanındaki kardeÅŸlerimin misafiri oldum. Bu ziyaretler sayesinde Afrika'nın sıcak ortamını tanıma fırsatı buldum.Â
Gittiğim her ülkede kendimi yabancı bir yerde değil, kendi ülkemde, kendi evimde gibi hissettim. Nazım Hikmet bundan 63 yıl evvel Afrika haklarına şöyle sesleniyordu:
KardeÅŸlerim
bakmayın sarı saçlı olduğuma
ben Asyalıyım
bakmayın mavi gözlü olduğuma
ben Afrikalıyım
ağaçlar kendi dibine gölge vermez benim orda
sizin oradakiler gibi tıpkı
benim orda aslanın ağzındadır ekmek
ejderler yatar başında çeşmelerin
ve ölünür benim orda ellisine basılmadan
sizin oradaki gibi tıpkı
"DÜNYANIN EN BÜYÜK 17. EKONOMİSİYİZ"
Türkiye'nin de çok ciddi bir ekonomik siyasi ve sosyal buhranlar yaÅŸadığı dönemde yazılan bu mısralar evrensel bir dayanışmayı yansıtıyor. O sancılı günler geride kaldı. Hamdolsun Türkiye çok geliÅŸti çok deÄŸiÅŸti. Kalkınma ve refah yolunda büyük mesafeler aldık.Â
G 20 üyesi olarak cari fiyatlarla dünyanın en büyük 17. ekonomisiyiz. 2024 yılı satın alma paritesine göre 12. sıradayız. İnÅŸallah bu sene 11. sıraya yükseleceÄŸiz. 23 yılda yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüme kaydettik. 2002 de 238 milyar olan milli gelirimizi 2024 yılında 1,5 trilyon dolar sınırına getirdik. KiÅŸi başına düşen milli gelirimiz 3608 dolarken 2024 yılında 14751 dolara ulaÅŸtı. 2025 ikinci çeyreÄŸi milli gelir 17 bin dolara yaklaÅŸtı.Â
Merkez Bankası rezervimiz 27 milyar dolardı, bugün 189,7 milyar dolar. 36 milyar dolar ihracatımız bugün 270 milyar doları zorluyor. Turist sayımızı 15 milyondan 62,milyon 270 bine, turizm gelirini 67 milyar dolar üzerine çıkardık. Savunma sanayiindeki baÅŸarımızı biliyorsunuz.Â2002 yılında motorlu taşıt 8,5 milyon iken bugün 33 milyonu buldu. 13 milyon binamız vardı bunu 2'ye katlayarak 26 milyona çıkardı.Â
AFRİKA ATASÖZÜ İLE SESLENDİ!
Türkiye milli gelire göre dünyada en fazla yardım yapan ülkelerden biridir. Kimsenin inancına kökenine bakmıyor, nerede olursa olsun ihtiyaç sahiplerinin yaralarını sarmak için koşturuyoruz
Bir Afrika atasözü şöyle diyor: Hızlı yol almak istiyorsan yalnız git, ama uzak menzilleri hedefliyorsan birlikte yürü.
"HER ÜLKEYE BARIŞI GÖTÜRDÜK"
Bu sözlerin ışığında Afrika ile ilişkilerimizi uzun vadeli ve sürdürülebilir bir gelecek tasavvuru üzerine bina ettik. Tarihin hiçbir sayfasında sömürgecilik lekesini taşımamış bir ülkeyiz. Asırlardır gittiğimiz her ülkeye barışı götürdük, huzuru götürdük, sevgi ve saygıyı götürdük. Aynı zamanda refah ve istikrarı götürdük. Kıta ile münasebetlerimizi günden güne geliştirdik
Kıtadaki büyükelçilik sayısını 44'e çıkardık. Kısa vadede hedefimiz 50. Bugün Ankara'da 38 büyükelçilik faaliyet gösteriyor.Â
Bugün Türk yükleniciler Afrika'da toplam deÄŸeri 97 milyar dolara ulaÅŸan 2000'den fazla yatırımı üstlenmiÅŸ durumda. 100 binden fazla Afrikalı kardeÅŸimiz istihdama katılarak üretimi destekliyor. Â49 Afrika ülkesi ile iÅŸ konseylerimiz, 31 ülkede de ticari müşavirliklerimiz var. 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan ticaretimiz 2024 yılı sonunda 40 milyar dolar bandında. THY kıta sathında 42 ülke ve 64 noktaya sefer düzenliyor. EÅŸim Emine ErdoÄŸan'ın himayesinde Ankara'da açılan Afrika Kültür Evi ile 9 yıldır kıtanın kültürel ve beÅŸeri zenginliÄŸini ülkemize taşıyoruz.Â
Afrika Birliği'nin barış çabalarına en büyük katkı veren ülkelerden biriyiz. Ankara süreci kapsamında Etiyopya ve Somali arasındaki arabuluculuk çabalarımız bu çalışmaların örneğidir. Sudan'daki çatışmalar bizi de derinden yaralıyor.
Ülkede ateÅŸkesin saÄŸlanmasını ve kalıcı barışın diyalog yoluyla tesis edilmesini arzu ediyoruz. Sudan'da yaÅŸanan insani dram artık felaket boyutuna varmıştır. Sudanlı kardeÅŸlerimizi sadece bombalar deÄŸil açlık ve susuzluk da öldürüyor. Uluslararası kuruluÅŸların Sudan'daki trajediye yeterince eÄŸilmediÄŸini üzülerek müşade ediyoruz.Â
Türkiye olarak her çatışma bölgesine olduğu gibi kardeş Sudan'a da yardımlarımızı ulaştırıyoruz. Koloniyalizm kağıt üzerinde yıllar önce son bulmuş fakat post modern yöntemlerle varlığını devam ettirmiştir. Batı dünyasını ne yazık ki Afrika kıtasındaki çatışma ve iç savaşları kıtanın kaderi olarak görüyor.
Ekonomik çıkarı olmadıkça elini taşın altına koymaktan kaçınıyor. Neticede savaş baronları kazanırken kaybeden masum siviller oluyor. Çatışma ve krizlerin yüklerini genelde kadınlar ve çocuklar çekiyor. Bunu sadece Sudan ve diğer çatışma bölgelerinde değil en son Gazze'de gördük. İsrail'in iki yıl boyunca sürdürdüğü saldırılarında 68 bin Filistinli şehit oldu. 170'i aşkın kardeşimiz yaralandı. Bazıları açlıktan olmak üzere 20 bin çocuk öldü. 250 üzerinde gazeteci sırf hakikati duyurdukları için katledildi. Enkazların altında kaç kişinin naaşı olduğu bilinmiyor.
Kaynak: HABER7.COM
#ESHAHABER.COM.TR #haber #gündem #sondakika #news #press #worldnewsEditor : EshaHaber01