Yaşam

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE ŞÖNİM’İN ROLÜ

Haber: Sibel Turhan – Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğrencisi Düzenleyen: Birol Öz

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE ŞÖNİM’İN ROLÜ
24-02-2026 22:30
24-02-2026 22:09
ELAZIĞ
Google News

KADINA YÖNELİK ŞİDDET VE ŞÖNİM’İN ROLÜ

Sonra şöyle bir toparlayıp eğitimimizi artık bitireceğiz. İzlerde Şiddet Önleme İzleme Merkezi, kısa adı ŞÖNİM olarak neler yapıyoruz? Kısaca bunlara değineceğim. Biliyorsunuz geçtiğimiz yıl aile yılıydı.

2025 yılını geride bıraktık. Önümüzdeki on yıl da Aile ve Nüfus On Yılı ilan edildi. Bu demek oluyor ki aileye verilen değer, aile içi yapılan çalışmalar daha da önem kazanacak. Belki geç kalmış bir çalışmadır ama en azından bundan sonra aileleri, bozulan aile yapısını kurtarmak için neler yapılabilir bunlar üzerine biraz daha yoğunlaşılacağı bir döneme giriyoruz.

Burada siz gençlere de çok fazla görev düşülüyor. İşte bugünün gençleri, geleceğin ebeveynleri olarak sağlıklı ilişkiler, sağlıklı aileler kurabilmek için hocalarımızın az önce bahsettiği sinyalleri iyi almak, işaretleri iyi fark etmek, doğru insanlarla doğru evlilikler yapmak, doğru ilişkiler kurmak, sağlıklı ailenin sağlıklı toplumların oluşması için çok önemli.

O yüzden Aile ve Nüfus On Yılı’na değinmek istedik. Hocalarımız da iyiydi zaten. Maalesef her üç kişiden biri — bu ülkemiz içinde de böyle, dünya üzerinde de böyleşiddete maruz kalabiliyor. Dünyada oran nasıl? Bakın, 2023 yılında yapılan bir araştırma, dünya üzerinde seksen beş bin kadının maalesef cinayete kurban gittiğini gösteriyor.

Ve bunların çoğu da yakınlarından geliyor. Yabancıdan gelmiyor; ya eşlerinden ya aile bireylerinden, yakınlardan geliyor maalesef. Eee dünyada işte Türkiye ne konumda? Şiddet bakımından, aile içi şiddet bakımından onların araştırılması yapılmış.

Kadın cinayetleri oranları yüz binde bir oranlanmış. Burada Afrika, Amerika, Okyanusya ülkeleri çok fazla kadın cinayetinin görüldüğü ülkeler çıkmış. Dünya ortalaması 1,3. Türkiye nerede? 0,7.

Dünyaya oranla düşük gibi gözükse de evet, ülkemizde de maalesef kadın cinayetleri işleniyor. Peki ne tür şiddet türleri yaygın? En çok uygulanan, uygulanması kolay, ispat edilmesi zor olduğu için maalesef psikolojik şiddet. Daha sonrasında ekonomik ve fiziksel şiddet, ısrarlı takip, dijital şiddet ve cinsel şiddet şeklinde sıralanıyor.

Toplumsal bilinçten bahsetti az önce arkadaşlarımız. Maalesef şiddete maruz kalanların çoğunluğu bildirmiyor arkadaşlar. Yüzde elli iki oranında ihbar etme oranı maalesef yüzde elli. Yani yarısı şiddet gördüğünü bildirmiyor.

İşte burada toplumsal değerler, toplumsal yargılar ya da işte ne yapacağını bilememe, nereye başvuracağını bilememe gibi sorunlar ortaya çıkıyor maalesef. Mevzuat kısmına avukat arkadaşımız fazlasıyla değindi, o yüzden orayı geçeceğim.

Evet, nerelere başvurabiliriz? Şiddete uğradık ya da uğrama riskimiz var. Nerelere başvuralım? Aslında tüm kamu kuruluşlarının bildirim yükümlülüğü var. Nereye giderseniz gidin “Ben şiddet mağduruyum” ya da “Şiddete uğrama riskim var” dediğiniz anda oradaki kamu görevlisinin zaten bunu ihbar etme yükümlülüğü var.

Ama onun haricinde doğrudan kolluğa gidebilirsiniz. Biz Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine gelebilirsiniz. Cumhuriyet Savcılıklarına da, aile mahkemelerine de az önce bahsedilen 6284 kapsamı alınan bütün tedbirler, aile mahkemelerinden çıkarılan kararlardır.

Oralara da dilekçe yoluyla doğrudan başvurabilirsiniz. Mahkemeler, kaymakamlıklar ya da kadın danışma merkezleri, kadın sığınma noktalarına başvurabilirsiniz. Biz ŞÖNİM’ler olarak ne yaparız? Diyelim ki bir şiddet mağduru bize geldi, doğrudan da gelebilir.

Bu diğer saydığım yollardan herhangi birine başvurma suretiyle de bize gelebilir. Bizim sistemlerimiz entegre. Herhangi birine gittiğiniz anda biz Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi olarak bundan haberdar oluyoruz ve sizinle iletişime geçiyoruz.

Size her türlü maddi manevi desteği Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri olarak sunuyoruz. Psikolojik desteğe ihtiyacınız vardır, tedbir kararı hakkınızda çıkartılması için başvurulması gerekiyordur. Başvuruları ve size tedbir kararlarını anlattıktan sonra, sizin şiddet öykünüzü ya da hikayenizi dinledikten sonra hangi tedbir kararı size daha uygunsa — çünkü bir sürü tedbir kararı var — hangisi sizin için daha uygunsa meslek elemanı arkadaşlarımız rehberliğinde karar veriliyor.

Size bir yol haritası çiziliyor ve sizin adınıza aile mahkemelerine başvuru yapılmak suretiyle tedbir kararlarının çıkarılması sağlanabiliyor. Onun haricinde ekonomik, fiziksel destekler, barınma, hukuki danışmanlık, sosyal yardımlar gibi birçok konuda da destek sağlanabiliyor.

Ayrıca, şiddet mağdurlarının güvenliği için gizlilik esasına büyük önem veriliyor. Kişisel bilgiler korunuyor, adres gizliliği sağlanıyor ve gerektiğinde mağdurun güvenli bir yere yerleştirilmesi temin ediliyor. ŞÖNİM’ler sadece kadınlara değil, erkek, çocuk ve yaşlı bireylere de hizmet veriyor. Amaç, toplumun her kesiminde şiddetin önlenmesi ve farkındalığın artırılmasıdır.

ŞİDDETİN TANIMI VE TÜRLERİ

Kadına yönelik şiddet, ister evde ister başka bir ortamda meydana gelsin, kadınların fiziksel, cinsel veya psikolojik acı ve ıstırap yaşamalarına neden olan ya da bu riski taşıyan her türlü davranışı kapsar. Cinsiyete dayalı olarak, sırf kadın olduğu için bir eylemde bulunmak, tehdit etmek, zorlamak veya keyfi biçimde özgürlüğünden yoksun bırakmak kadına yönelik şiddet olarak tanımlanır.

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da ise kadına yönelik şiddet şu şekilde tanımlanır:

Kadınlara yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen, cinsiyete dayalı ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan ve kanunda şiddet olarak tanımlanan her türlü tutum ve davranış kadına yönelik şiddettir.

Şiddetin farklı türleri vardır:

Fiziksel şiddet: İtmek, tokat atmak, saç çekmek, tekmelemek, sağlıksız koşullarda yaşamaya mecbur bırakmak, sağlık hizmetlerinden yararlanmasına engel olmak, öldürmek.

Cinsel şiddet: Cinsel saldırı, istismar, taciz, zorla evlendirme, erken yaşta evlendirme, fuhşa zorlama, cinsel ilişkiyi tehdit veya kontrol aracı olarak kullanmak.

Psikolojik şiddet: Bağırmak, korkutmak, hakaret etmek, eve kapatmak, küçük düşürmek, kıyafetine veya sosyal çevresine karışmak, silah göstermek.

Ekonomik şiddet: Kadının para harcamasına izin vermemek, çalışmasını engellemek, kazancına el koymak, işten çıkmasına neden olmak, mesleki gelişimini engellemek.

Israrlı takip: Sürekli aramak, mesaj atmak, takip etmek, rahatsız edici biçimde iletişim kurmak.

Siber şiddet: Dijital ortamda tehdit, taciz, özel bilgileri izinsiz paylaşmak, mahremiyet ihlali.

ŞİDDETİN SORUMLUSU VE TOPLUMSAL BAKIŞ

Şiddetin sorumlusu yalnızca ve yalnızca şiddeti uygulayan kişidir. Hiçbir davranış, özellik veya durum şiddete gerekçe olamaz. Hiç kimse şiddeti hak etmez.

Toplumda şiddete maruz kalan kişileri suçlamak, şiddet uygulayanı haklı çıkaran yanlış bir bakış açısıdır. Bu anlayışın değişmesi gerekir. Her birey, şiddetin hiçbir koşulda meşru olmadığını bilmeli ve bu bilinci yaymalıdır.

RIZA VE ISRARLI TAKİP

Sadece “evet” demek evet anlamına gelir. “Hayır” diyorsam hayırdır. Sessiz kalmak kararsızlık anlamına gelir. Israr ederek “evet” cevabını almaya çalışmak bir baskı biçimidir ve duygusal şiddettir.

Birini sürekli takip etmek, telefonla rahatsız etmek, istemediği halde kapısının önünde beklemek, sosyal medya üzerinden mesaj atmak ısrarlı takip olarak tanımlanır. Bu davranışlar kişiyi güvensiz hissettirir, korkuya neden olur ve şiddet kapsamına girer.

DİJİTAL ŞİDDET VE MAHREMİYET

Dijital ortamda “istediğimi yapabilirim çünkü orası gerçek değil” düşüncesi yanlıştır. Sanal ortam da gerçek hayatın bir parçasıdır. Orada yazılan her cümle, yapılan her davranış sorumluluk doğurur.

Bir başkasının fotoğraflarını, özel bilgilerini veya sırlarını onun izni olmadan paylaşmak sanal şiddettir. Herkesin sahip olduğu mahremiyet hakkı vardır ve bu hakkın ihlali hem şiddet hem de suçtur.

YASAL ÇERÇEVE VE KORUMA MEKANİZMALARI

6284 Sayılı Yasa kapsamında şiddete maruz kaldığınızda veya tanıklık ettiğinizde başvurabileceğiniz kurumlar:

Kolluk kuvvetleri

Savcılıklar

Aile mahkemeleri

Valilikler

Kaymakamlıklar

Ayrıca KADES uygulaması ve 83 Şiddetle Mücadele Kanunu da önemli başvuru yollarıdır.

Şiddet uygulayan kişi yalnızca evli eş değildir; sevgili, eski sevgili, nişanlı, eski eş veya birlikte yaşanılan kişi de bu kapsamdadır.

Tedbir kararına uymayan kişiye ilk ihlalde 3–10 gün, tekrarlarda 30 güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Bu ceza ertelenemez, paraya çevrilemez ve sabıka kaydına işlemez.

TOPLUMSAL SORUMLULUK VE MÜCADELE

Şiddetle mücadele yalnızca hukukun değil, toplumun da görevidir. Her birey, şiddete tanık olduğunda ihbar hakkını kullanmalıdır.

Flört şiddeti gerçektir; kıskanmayı romantikleştirmemek gerekir. Sosyal medya üzerinden tehdit etmek, ısrarla mesaj atmak da şiddettir.

Devlet koruma sağlar ama toplumu bilinçlendirecek olan bizleriz. Şiddetin işaretini fark eden bir toplum olduğumuzda, 6284 sayılı yasa yalnızca bir kanun değil, yaşayan bir güvence haline gelecektir.

Kanun bir başlangıçtır; asıl koruma bilincimizdedir, asıl önleme eğitimdedir, asıl çözüm zihniyet dönüşümündedir.


Editor : BİROL ÖZ
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Hava Durumu
Yol Durumu
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
PUAN DURUMU TÜMÜ
TAKIMOPuanAV.
1Galatasaray2355+38
2Fenerbahçe2353+31
3Trabzonspor2348+18
4Beşiktaş2343+15
5Göztepe2341+11
6Başakşehir FK2336+14
7Samsunspor2331-2
8Kocaelispor2330-3
9Gaziantep FK2328-10
10Alanyaspor2326-2
11Çaykur Rizespor2324-7
12Gençlerbirliği2323-6
13Konyaspor2323-8
14Antalyaspor2323-14
15Eyüpspor2321-16
16Kasımpaşa2320-12
17Kayserispor2319-25
18Fatih Karagümrük2313-22
Backlink Paketleri Evden Eve Nakliyat İstanbul Boşanma Avukatı